Aşı Reddi – Aşı Karşıtlığı: Ailenin aşı hizmetleri kendisine sunulmasına rağmen çocuğunu aşılatmaması ya da tamamen aşılara karşı çıkması durumudur.  

Aşı kararsızlığı ise; aşıya ulaşabilmek mümkün olduğu halde bazı aşıların uygulamasını kabul etmede gecikme ya da bazı aşıların çocuğuna uygulanmasına izin vermeme durumudur. 

Dünya Sağlık Örgütü aşı karşıtlığını dünyadaki en büyük 10 sağlık tehdidi arasında göstermektedir. Tarihteki  her aşı karşıtı kampanyanın sonucunda bulaşıcı hastalıklardan ölüm oranları ileri derecede artmış ve ölümler milyonları geçmiştir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; halen günümüzde aşı uygulamalarının dünya çapında 4-5 milyon çocuk ölümü engellediği tahmin edilmektedir.  

AŞI KARŞITLARININ EN ÇOK DİLE GETİRDİĞİ İDDİALAR VE CEVAPLARI

İddia 1: Anne sütü içeriğindeki koruyucu maddeler ilk 2 yıl çocuğu enfeksiyonlardan korur o nedenle çocuklara aşı yapılmasına gerek yoktur.

Cevap 1: Kısmen doğru; Anne sütü çocuğun ilk aşısıdır. Çocukları büyük oranda hastalıklardan korumaktadır ve 2 yaşına kadar mutlaka çocuğa verilmelidir. Ancak menenjit, felç, tetanos,  zatüre, difteri, boğmaca, kızamık gibi hastalıkları anne sütünün koruyuculuğuna bırakamayız. Çünkü bu çeşit hastalıklar geçirildiğinde çocuklarda ileri derecede olumsuz yan etkiler oluşabilmekte ve bazen de çocuğun yaşamı sonlanabilmektedir. Üstelik anne sütünü sonsuza dek veremeyeceğimize göre anne sütü kesildiği anda çocuk böyle ağır hastalıklara karşı koruyucusuz kalacaktır.

İddia 2: Küçük bir bebeğe çok sayıda aşı yapılması bağışıklık sisteminin çalışmasını bozar ve çocuğu hastalıklara daha yatkın hale getirir. 

Cevap 2: Bebekler doğumdan itibaren her an çok sayıda yabancı madde ile karşılaşıyorlar. Annesinden ve çevresinden çok sayıda mikrop alıyor. Ek gıdaya başladığı zaman aldığı gıdalarla birlikte yine çok sayıda mikrop alıyor. Geçirdiği basit bir nezlede bile 25 ile 50 arasında farklı antijenle vücudu uyarılıyor. Aşılarla verilen antijen miktarı çocuğun karşılaştıklarının yanında çok minimal miktarda kalmaktadır. Doğadaki kontrolsüz antijenik uyarılara karşın aşılarla alınan kontrollü antijenik uyarı çocuklarda bağışıklık sistemine zarar vermediği gibi onu daha da güçlü hale getirmektedir. 

İddia 3: Aşı olmaktansa hasta olmak daha iyidir. Çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir.  

Cevap 3: Kısmen doğru; Bazı hastalıkları geçirmek tekrarlayacak olan hastalıklardan kişiyi koruyabilir. Aşı ile çocuklara zayıflatılmış mikrop ya da ölü mikrobun dış zarı veriliyor. Dolayısıyla hiçbir zaman kişi hastalık geçirmiş kadar ağır bir bedel ödemiyor, yan etki oluşmuyor, daha konforlu bir şekilde mikroplara karşı korunmuş oluyor. Üstelik geçirdiği hastalıktan çocuğun kaybedilme ihtimali de var. Bu ihtimali hangi anne baba göze alabilir?

İddia 4:  Hastalıklar; sağlıklı yaşam koşulları, iyi beslenme, temiz gıda, temiz su sayesinde artık görülmüyor. O nedenle aşı yapılmasına gerek yoktur. 

Cevap 4: Kısmen doğru. Elbette çevre ve yaşam koşullarındaki düzelme hastalıkların görülme sıklığını yıllar içerisinde azalttı. Ancak enfeksiyon hastalıkları halen çocukluk çağındaki hastalıkların ve ölümlerin birinci sırasında yer almaktadır. Üstelik de yalnızca düşük sosyo-ekonomik gruptaki çocukları değil tüm çocukları olumsuz etkilemektedir. 

İddia 5: Aşıların içerisindeki civa, alüminyum, skualen gibi koruyucu maddeler çocuklarda otizm, immün sistemin bozulması gibi bir çok olumsuz hastalıklara sebep olmaktadır.

Cevap 5: Bazı aşılar hazırlanırken, aşının içerisine aşıyı mikroplardan korumak için civa (timerosal) maddesi kullanılmaktadır. Civa’nın 2 formu vardır; Etil civa ve Metil civa. Toksik olan Metil civadır. Aşılarda bulunan ise etil civa formudur ve bu form vücuttan çok hızlı atılır, insanlar için toksik değildir. Üstelikte Etil civa sadece çoklu doz içeren flakon şeklindeki aşılarda bulunmaktadır. Artık her çocuk için tek dozluk aşılar kullanıma sunulmuştur.  Dolayısıyla civa bulunan aşı sayısı çok çok azalmıştır. Alüminyum konusuna gelince;  alüminyum ve skualen gibi maddeler aşılarının etkisini arttırmak için kullanılmaktadır. Bu maddeler doğada zaten çok miktarda vardır. Aşı uygulamasıyla alınan toplam alüminyum miktarı, çocuğunuzun doğadan aldığı bir günlük alüminyum miktarının çok daha altındadır ve üstelik çok az sayıda aşıda alüminyum ve skualen bulunmaktadır.

İddia 6: Aşıyla önlenebilir hastalıklar zaten artık çok azalmıştır. O nedenle aşı yaptırmaya gerek yoktur.

Cevap 6: Evet gerçekten de aşıyla önlenebilir hastalıklar çok azaldı. Hastalıklardaki bu azalma aşıların yaygın uygulanması sayesinde olmuştur. Aşı yaptırmaya ara verildiğinde bu hastalıkların çok kısa sürede yeniden salgın haline geldiği geçmiş deneyimlerde görülmüştür.

İddia 7: Aşılar güvenilir değildir. Bir çok yan etkileri vardır. 

Cevap 7: Aşılar kulanım onayı almadan önce bağımsız kuruluşlar tarafından çok sayıda testlerden geçirilir. Güvenilir olmayanlara asla kullanım onayı verilmez. Bazı aşılardan sonra hafif ateş, aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik olabilir, bunlar birkaç gün içinde  kendiliğinden geçer. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre aşı sonrası ciddi alerjik reaksiyonlar görülmesi milyonda 1-10 arasında değişmektedir, bu oran birçok yaygın ilaçtan daha düşüktür. Aşı uygulanmamasının doğurduğu zararlar karşısında bu yan etkiler ihmal edilebilir düzeydedir. Aşı olmak duş almaktan, yemek yemekten ve ya dışarıda dolaşmaktan daha güvenilirdir.

İddia 8: Aşıların gerekliliği halen bilimsel ortamlarda bile tartışılmaktadır, hekimler arasında aşı uygulamaları konusunda tam bir fikir birliği yoktur.

Cevap 8: Bilimsel ortamlarda tartışılan aşıların gerekli olup olmadığı değildir. Hekimler arasında aşıların etkinliğini artırmak için neler yapılabilir, daha etkin ve daha az yan etkisi olan aşıları nasıl üretilebilir, daha başka hangi hastalıklara karşı aşı geliştirilebilir gibi konular tartışılmaktadır.  

İddia 9: Sosyal medyada bazı hekimler aşıların gerekli olmadığını anlatıyorlar.

Cevap 9: Her meslekte olduğu gibi tıpta da kendi uzmanlık alanı olmadığı halde ya da aşı konusunda yeterli bilgisi olmadığı halde maalesef bazı şarlatan hekimler sırf takipçi kazanmak için, çıkarları uğruna çocukların hayatını tehlikeye atmaktadır. Konusunun uzmanı kişiler bu çeşit şarlatanlarla mücadeleye her ortamda devam etmektedir. 

İddia 10: Gizli düşmanlar genetiğimizi değiştiriyor, küresel oyunlar bunlar, aşılar kısırlık yapıyor, aşılarla dünya nüfusu azaltılmaya çalışılıyor, aşılarla çocuklarımızı zehirliyorlar  ve çocuklarımıza çip takılıyor.

Cevap 10: Bu çeşit yanlış bilgiler ve hurafeler bilinçsiz halk kitlelerini kandırmak için uydurulmuş sözlerdir. Hiçbir bilimsel temeli yoktur. Bulunduğumuz her ortamda bu düşüncedeki kişilerle  mantık çerçevesi içerisinde mücadele etmeliyiz.

İddia 11: Aşılar; Çok uluslu aşı firmalarını zengin etmek için çıkartılmıştır.

Cevap 11: Aşı üreten şirketler elbette ki aşıların satışından para kazanacaktır. Ama onların para kazanması aşıların yararsız olduğu anlamına gelmez. Aşıların yararlı olduğu bağımsız kuruluşların yaptığı on binlerce çalışma ile gösterilmiştir. Aşılar için harcanan para aşı yapılmadığında gelişecek olan hastalıkların tedavisine harcanacak olan paranın yanında çok düşük miktarda kalmaktadır. Ayrıca bazı hastalıklar ne kadar harcama yapılsa da tedavi edilememekte, çocuklar engelli kalmakta hatta yaşamı sonlanmaktadır. Örneğin; Menenjit hastalığı, çocuk felci hastalığı gibi.

İddia 12: Aşı yaptırıp yaptırmamak kişisel bir karardır. Benim çocuğuma aşı yaptırmamam kimseyi ilgilendirmez.

Cevap 12: Eğer toplumdan uzak hiçbir kişiyle temas etmeyecek bir konumdaysanız elbette çocuğunuza aşı yaptırmamak sizin kişisel seçiminizdir. Ancak çağımız koşullarında böyle bir yaşam mümkün olmadığı için çocuğunuz hastalandığında diğer çocuklara da hastalık bulaştıracaktır. Hiç kimsenin başka birine hastalık bulaştırma hakkı yoktur. Örneğin; bir çocuk felci, bir zatüre, bir menenjit hastalığını çocuğunuzun arkadaşına bulaştırdığını düşürseniz olayın ciddiyetini daha iyi anlayabilirsiniz.

Sonuç olarak; Aşılar son 200 yılda tıbbın sağlık alanındaki en önemli buluşudur. Aşı ile önlenebilir hastalıklardan hiçbir çocuğun hasta olmaması esastır. Çocuklar için geliştirilen ve etkinliği kanıtlanmış olan tüm aşılar bütün çocuklara uygulanmalıdır. Çocuğunuzun sağlıklı büyüyüp gelişmesi için onu aşılatmayı asla ihmal etmeyiniz ve çocuğunuzu zamanında aşılatınız. Aşıların yan etkileri enfeksiyon hastalıklarının oluşturduğu olumsuz etkilerden çok daha az görülür ve çok daha hafiftir. 

AŞIYLA ÖNLENEBİLİR HASTALIKLARDAN HİÇ BİR ÇOCUK HASTA OLMAMALIDIR!

Dr. Yılmaz Bay 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Yorumlar kapalı.